
Şehirde çok fazla memur olması ve yapılaşmanın toplu konut mantığında yoğunlaşması nedeniyle müstakil yaşam talebi canlı. Kırsalda hukuki ve jeolojik zemini uygun yerlerde yaşam alanları oluşturulmaya başlandı. Gölbaşı tarafında yerel ve merkezi yönetimin de teşvikleri ile ihtiyaç doğrultusunda böyle alanlar yapılıyor.
Aselsan gibi firmaların üretim merkezleri burada. Deprem riskinin azlığı nedeniyle sanayi tesisleri burada. Kahramanmaraş depremi sonrası Samsun’dan Mersin’e deprem riskinin az olduğu bölgelerde lojistik aks oluşturuldu ve Ankara da bu merkezlerin başında geliyor. Deprem endişesi nedeniyle yoğun göç alan şehrimizde konut talebi artıyor. Bunu konut ve arsa projelerinin ilanlarındaki artıştan anlayabiliyoruz. Sanayinin taşınması nedeniyle istihdam artışı var, sanayide mavi yakalılara ve çalıştırılabilir iş gücüne ihtiyaç duyuluyor.

Ulaşım açısından stratejik noktada. Samsun, Ordu gibi illere 2,5-3 saat mesafede. Yeni yapılan otoyollar sayesinde İstanbul mesafesi 3 saate düşüyor. Çevresindeki illeri de hareketlendiriyor. Eskişehir ve Kırıkkale gibi.
Kırsal yerleşimlerde tarım ve hayvancılıktan ziyade konut gelişim akslarında, yarın imara açılabilecek arazilere ve yatırıma doymamış bölgelerdeki konut imarlı arsalara talep çok fazla. Büyük müteahhitler sahada olduğu için imkanları ile ciddi ödeme koşulları sağlayabiliyorlar. Adete kentin 200 kilometre çeperinde yeni bir Ankara inşa ediliyor. Kazan’daki sanayi gelişimini izlemek gerek. İstanbul otoyolunun geçişi orada. Burası Bandırma ve Bursa gibi limanlara İstanbul ölçeğinde yakınlığa sahip. Bu bölgelerin ulaşım yatırımları bitmek üzere. Otoyolların çoğu dubleleşti ve bu da ulaşımı kolay hale getirdi. Yazının devamını okumak için tıklayınız.